Antalya Hipnoz Psikolog Tülay Kök , hipnoterapist,Psikoterapist,araştırmacı yazar
 
hipnoz,kullanım alanları,hipnoterapi,panik atak,kekemelik,vajinismus,uykusuzluk,boşanma,ergenlik sorunları,hipnozla sınavlara hazırlanmak,yeme bozuklukları,bulumia,kiloverme
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  Site Haritası
 
 
 
 
 
 

 

 

Psikolog Tülay Kök Antalya
 
 
KENDİ SÖYLEMLERİYLE VAJİNİSMUS
Bu sorunu yaşayan kişilerin kendi anlatımları ile vajinismus sorunu (Bahsi gecen kişilerin tamamı bu sorundan bir ila birkaç hafta içerisinde kurtulmuş ve normal yaşamlarına dönmüştür.

Vaka 1

                  Vajinismus. Nedir bu ne anlama gelir hiç bilmezdim, ta ki başıma gelene kadar. Evliliğimizin 2,3 haftasından sonra araştırmaya başladık googledan ilişkiye girememe yazdığımızda daha önce hiç duymadığımız bir kelime duyduk Vajinismus. İstem dışı kasılma, düz kaslar kengel egzersizi falan filan, yinede kendi kendime yok canım bende böyle bir şey derken 4 yıl geçti zaman nasıl geçti anlamadım. Her gün her saat aklımdaydı bir yanım eksikti sanki evliyim ama eşimle ev arkadaşı gibiyiz. Birlikte geziyoruz birlikte yiyor içiyoruz ama yatağa yattığımızda yine aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz çünkü denedikçe bu sorun daha da büyüyor, aşılması güç hatta imkânsız görünüyor. Yatağa yattığımda her şey normalken ilişki aşamasına geldiğinde tansiyonum düşüyor bayılacakmış gibi oluyorum. İçimde büyük bir korku şimdi ben ne yapacağım gibi sorular derken konsantrasyonum bozuluyor. Birden soğuyorum ama eşime belli etmemeye çalışıyorum, olacak diyorum ama olmayacağını biliyorum.
Kendi kendime diyorum ne kadar beceriksizim, madem bunu beceremeyecektim niye evlendim, bunlara dayanamayacaktım o zaman tek başıma ömrümü geçirseydim diye düşünüyorum etrafıma bakıyorum benden daha zayıf cılız hemcinslerim evleniyor. Birkaç ay sonra hamile olduklarını duyuyorum ve kendi kendime insan bu kadar mı beceriksiz olur diyorum ama olmuyor aşmaya çalışıyorum olmuyor ne yaptıysam olmuyor. Artık yoruldum bıktım her şeyi zamana bıraktım. Allaha dua ediyorum inşallah beni bu dertten kurtarır. Bir gün ben de başardım derim inşallah. Şöyle geriye bakıyorum da ne kadar boş geçmiş zaman evliyim ama cinselliği yaşayamıyorum. Kendi kendime bu cezayı veriyorum bu da yetmezmiş gibi eşime de mutluluğu yaşatamıyorum. Buna benim hakkım yok ama elimde değil yapamıyorum. Eşimin bana karşı ters bir davranışı olduğunda hep kendimi suçluyorum. Bu benim eksikliğim başka bir şey değil.
Ama ben bunu başaracağım, başaracağım kendim için ve bana hep destek olan eşim için bunu başaracağım hala umudum var bu olacak bende bu kadar basitimiymiş diyeceğim ve o eksik yanım o gün gelecek ve tamam olacak inşallah. Ve bunu başarırsam hayata daha sıkı bağlanacağım, evliliğin bizim içinde bir anlamı olacak. Pansiyon gibi kullandığımız yatak odamız bizim için daha çok değerli olacak ya da ömür boyu anlamsız kalacak.

Vaka 2

 Üniversite Yıllarım
Üniversiteyi kazandığım şehre babam getirmişti beni. Annem ve ablamla kapıda vedalaştık. Ablam çok üzgündü. Sınava beraber hazırlanmamıza rağmen o kazanamamıştı. Kalacağım yurda geldiğimizde babam görevli kişiye beni teslim etti ve sadece el sıkışarak geri döndü. İlk kez ailemden uzak bir gece geçirecektim. Bütün kızlar anne ve babalarına sarılarak salya sümük ağlarken ben öylece onlara bakakaldım insanlar ne ağlayamadım.
Yurda ve okul hayatına çabuk alıştım. Bir anda etrafımda çok iyi vakit geçirdiğim bir sürü arkadaşım oluvermişti. İnsan uzun süre dar bir çerçevede insanlar ne düşünür endişesiyle yaşayınca bu duygu nereye gitse oraya geliyor. İlk dönem arkadaşlarla dolaşırken bir yerde otururken bile sanki insanlar beni izliyormuş yaptıklarımı garipsiyormuş havasına kapılırdım. Sonra birinden hoşlandım beni çok sevdiği halde hep siz diye hitap eden bir centilmen. Kimsenin onunla çıktığımı konuştuğumu bilmesini istemiyordum. Garip bir şekilde bundan utandım. Ben gizlemeye çalıştıkça herkes öğrendi. Bu çok normal bir şeydi. İçimde yıllarca yer etmiş duygular engel oldu. Bitirdim.
Arkadaşlarım arasında hep beğenilen, taktirler alan bir kızdım. Bu kendime olan güvenimi arttırdı. İkinci sınıfta sürekli göz göze geldiğim çocuk bana çıkma teklif ettiğinde artık bu ilişkiyi kimseden saklamaya niyetim yoktu. Ben dersimi almıştım. Aşk saklanamayacak bir şeydi. Onunla olan ilişkim beynimdeki zincirleri kırışım kendime meydan okuyuşumdu sanırım. İlk öpücük ilk dokunuş. Güzeldi ama beraber yapamadık. İkimizde çocuktuk bu aşk bize fazla geldi sarılarak ağlayarak ayrıldık. Sonrasında dibe vurdum kendimi kaybettim ya yurtta kalıp gece gündüz ağlıyordum ya da arkadaşlarla beraber dışarıda eğleniyor unutmaya çalışıyordum. İçki ve sigarayla o dönemde tanıştım ama aram hiç iyi olmadı. Doyasıya eğlendim gezdim ama ailemden aldığım terbiye sonradan utanacağım bir şey yapmama izin vermedi. Ta ki eşimle tanışıncaya kadar.
Onunla 3. sınıfta arkadaşlarım vasıtasıyla tanıştım. İlk görüşte etkilemişti beni onu gördüğümde güvenebildiğim, kaya gibi sağlam sırtımı dayayabileceğim biri demiştim. Öyle bir hali vardı insana güven veren. Bir elmanın iki yarısı değildik ama birbirimizi sevdik. İlk zamanlar arkadaşlarımızla birlikte zaman geçirirken yavaş yavaş omlardan koptuk ve sadece ikimiz baş başa daha fazla vakit geçirmeye başladık. O evde kalıyordu kendine ait güzel bir şekilde döşediği bir odası vardı. Sabahları okula gitmeyip onun evine gitmek, odasına sessizce girip o uyurken usulca yanağına uzanıp onu koklamak sıcaklığını hissetmek bana yetiyordu. Ama o bunu ve daha fazlasını istiyordu. İlk zamanlar karşı koydum, kendimden utandım ama onu kaybetme korkusu hep ağır bastı. Ben onu bir annenin çocuğunu sevmesi gibi sevdim. Aşkımda şehvet, tutku yoktu hep çocuksu bir yanını sevdim. Okşama koklama sarılmak onu yanımda hissetmek bana yetti. Yaşadığımız cinsellik her adımda biraz daha arttı. Engeller ya da koyduğum sınırlar birer birer ortadan kalktı. Ta ki kızlık zarına gelinceye kadar. O hep engeldi ve öyle kalmasını da ikimizde istedik. Beynim inançlarım bu cinselliğe hep karşı koydu. Söyleyemese de gösteremese de. Kalbimse tamamen teslim oldu.
Geceleri bir eşyasına sarılıp uyurken ya da resmine bakarken, onu özlerken düşündüğüm hiç cinsellik olmadı galiba. Onunla cinselliği ve arzularımı düğün gecesine erteledim. Yani o zamana kadar kendimi frenleyip evlendikten sonra tamamen ona ait olmak. Hiç hadi tamamen teslim ol, hadi bırak kendimi diyemedim. Beynim hep engel oldu. Beynim ve kalbim arsında ki bu çekişme beni hep rahatsız etti. Çünkü o erkekti. Cinsel duygularını tatmin etmesi gerekiyordu. Onunla cinselliği yaşamak benim için çoğu zaman bir mecburiyetti. Görev değildi, işkence sayılmazdı. Onu kaybetmemek beni daha fazla sevmesi için onu sendiğim için ve hep bana ait olmasını istediğim için yaptığım bir şey.
Cinsellik başladığında mutluymuş gibi yapar. Ve içimden bir an önce bitmesini isterdim. Zaman zaman yaşadıklarımdan utandığım ya da iğrendiğim oldu. Aslında cinsellik kötü değildi ama zamanı hep yanlıştı. Bazı zamanlar bu yüzden kavga ettik. Birbirimize çok kötü sözler söylediğimiz hırpaladığımız kavgalar. Defalarca ilişkimizin bitmesi ve yeniden başlaması. Haklı veya haksızda olsam özür dileyen tarafın ben olması. Gururum çok yara aldı ya da hiç olmadı bilmiyorum. Birçok kareler kendimi çok aşağılanmış, hissettim. Kendime olan saygımı kaybettim, onu kaybetmeyi hiç düşünemedim. Bu aşk tiryakilik gibi bir şeydi. Sana zarar veren ama bir türlü bırakamadığım madde bağımlılığı gibi.
Bu aşk beni arkadaşlarımdan yavaş yavaş uzaklaştırdı. Bütün hayatım uğraşım mutluluğum o olmuştu. Adeta onsuz nefes alamadığımı hissediyordum. Yaşadığım aşktan hiç pişman olmadım.
Yurtta odada kızlar cinsellikle ilgili, ilk geceyle ilgili bişeyler anlatırdı ben hep dinleyici olarak katılırdım. Cinselliğine konuşabilirdim ne sorabilirdim ne de yaşayabilirdim. Başka kızların erkek arkadaşlarıyla yaptıklarını anlatmaları beni rahatlatırdı. Suçum paylaştıkça azalıyor ve kabul edilebilir, doğal bir hale geliyordu belki de.
Üniversite yıllarım; üzerimde hissettiğim çevre baskısından kurtulduğum kendimi özgür hissettiğim kendimi bulduğum zaman zaman kaybettiğim hayatın zevklerini dostluğunu arkadaşlığın farkına vardığım aşkın insanları nasıl en yükseğe çıkarıp bir anda derinliklere attığını anladığım yıllardı. O yıllardan geriye kalan dostluklar değil ama fotoğraflarım anılarım ve aşkım.


 KADIN OLMAK
             Tanrı evreni, doğayı, hayvanları, erkeği yarattı. Ve tanrı kadını yarattı. Tamamlasın bir olsun sevsin, sevilsin çoğalsın diye.
Ama öyle olmadı doğan her kız çocuğu 1- 0 yenik başladı hayata. Sadece kız olduğu için hakir görüldü. Kimi zaman doğar doğmaz diri diri toprağa gömüldü. Kimi zaman doğar doğmaz toprağa gömüldü, kimi zaman mal gibi alınıp satıldı, seks objesi oldu. Kimi zaman da tecavüzcüsüyle evlendirildi ya da tecavüze uğradığı için aile meclisi tarafından öldürüldü. Kız çocuğu olmak her toplumda zordu ama Türk toplumunda daha fazla. Atasözlerinde bile; kadın (karışık düşmanıydı, eksik etekti, saçı uzun aklı kısaydı, sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmemek gereken bir varlıktı.) Anne ve babalar hep kız çocuklarını daha fazla korumak ve kollamak zorunda hissettiler kendilerini. Çocukluktan itibaren hep bir baskı altında yetiştirildik. Çocukken ( oğlum göster pipini amcalara, kızım ört kukunu) gençliğinde ( vay benim oğlum büyümüşte kızlarla çıkıyor, kızım sen de hiç ar namus kalmadı mı?) hep bir çifte standart vardı hayatımızda. Biz hep suçluyduk, nasıl davranacağımı bir türlü bilemedik. Bizim için doğmadan yazılmış rollerimiz vardı. Arabalarla değil bebeklerle oynadık. Rolümüzün dışına çıkıp ta futbol oynadığımızda, sokaklarda koşup kavga ettiğimiz de ( erkek Fatma ) ya da (asi) diye isimlendirildik.
Bekâret çok iyi muhafaza edilmesi gereken ve eşe saklanması gereken bir hazineydi. Evet, doğruydu ama yanlış olan; bekaretin saflık ve günahsızlığın sembolü gibi algılanmasıydı. Geçmiş medeniyetlerde bakire kızların tanrılara kurban edilmesi bunun en iyisi açıklaması  Sonra zamanı geldiğinde davullarla zurnalarla o çok değerli hazineyi, kızlık zarını eşine teslim etmek.
Düğünden önce kız, hatta kız oğlan kızsındır. Düğünden 1 gün sonra ise kadın. Kız olmak yani bakire, saflık, temizlik ise; kadın olmak tüm aksi mi olmuştur artık?
Sonra kadınlık başla. Sonra anlatılmayan, öğretilmeyen, hep günah ayıp olarak gösterilen cinsel yaşam başlar. Kızlığını vajinanı o kadar korumaya alışmışsındır ki o rolün içinden çıkıp ta kendini kadın olmaya adapte edemezsin bit türlü. Orgazm sadece erkekte olması gerektiğini, cinselliği sadece erkeği boşatmak tatmin etmek olduğunu söyleyen çürümüş beyinlere inat, bir kadın erkeğini geri çevirirse bütün melekler sabaha kadar ona lanet okuyacağını söyleyen dini inançlara inat kendini kapıp koyuveremezsin ruhunu ve bedenini sevdin insana teslim edemezsin. Artık kendi evin kendi sorumlulukların vardır. Daha önce ne güzeldir eve geldiğinde annen yemeği hazırladığını ve seni beklediğini bilmek. Artık evin hanımı sensindir. Ağırlaman gereken misafirlerin, yapman gereken yemekler, gönlünü hoş tutmaya çalıştığın akrabalar, kayınvalide, kayınpeder vardır. Sen onların gelinisindir. Ne yaparsan yap b gerçek pek değişmez.( gelin ) bu itici kelimenin erini kızımız aldığında mutlu olursun bilirsin ki eşini mutlu etmenin yolu ailesini de mutlu etmek ten geçer. Bu evcilik oyunu ilk başta hoşuna gider. Sevdiğin insana yakın olmak güzeldir. Her şeye rağmen mutlusundur. Ama bu uzun sürmez içindeki boşluk büyür büyür ve seni içine alır. O zaman anlarsın ki ilk zamanlar tahammül edilecek gibi görünen eksikliğin hayatını nasıl değersiz ve anlamsız kıldığını sonra vurgulamaya başlarsın ben kimim? Kadın olmak ne demek?
Kadın olmak; ilk gece çarşafa bırakılan ve ömür boyu sandıkta saklanması gereken kırmızı bir leke midir? Kadın olmak; cinselliği sınırsızca yaşamak ve yaşatmak mıdır?
Kanın olmak; nereden çıktığı ve kimin tasarladığı belli olmayan bir görev paylaşımı hiç itirazsız kabullenip, hiç sorgulamadan yapmak, evinin hizmetçisi olmak mıdır?
Kadın olmak; ister öğretmen ol, ister ev hanımı ister şehirli ol ister köylü erkeğin yanında değil arkasında olmak mıdır? Kadın olmak birilerinin kızı, kardeşi, karısı ya da gelini olmak mıdır?
Kadın olmak; anne olmak mı?
Kadın olmak birilerine göre; evlilikle başlayan ve yine birilerine göre menopozla biten bir süreç mi?
Kadın olmanın bir miladı var mı?

      Kadın olmak bunlardan hiçbiri olmamalı. Birilerin miladına göre değil, ruhunun ve fiziğinin sana hissettirdiği şey olmalı. Belki adet olduğun ilk gün, belki de âşık olduğun. Belki aynaya baktıkça ve yıllar geçtikçe şekil değiştirmeye başlayan göğüslerin ve vücudun. Belki çiçekli bir elbise ve dantelli iç çamaşırı ya da kırmızı bir ruj. Beki de kendi ayaklarımın üstünde durabiliyorum, güçlüyüm demek.
Hayata tüm renkleriyle dokunabilmek, hisseden duygusal, sevecen şefkatli, konuşabilen ve dinlenebilen, fikirlerine ve emeğine saygı gösterilen, kurduğu yuvada mutlu ve huzurlu yaşayabilen.
Kadın kendine ve eşine verebileceği en güzel hediye anne olmaktır. Kendi kanından ve canından meydana gelen içinde yavaş yavaş büyüttüğün bir canlı. Doğduktan sonra seni sadece kokundan onlarca insandan ayırt edebilecek, sende n sadece ilgi bekleyen, koşulsuz sevebileceğin bir bebek. Annelik mucizenin ta kendisi değil de ne?
Allahın kadınlara verdiği sırf bu özellikten dolayı bile kadınlar saygıyı hak ediyor. Anne ve eş olarak. Bütün kız çocukları büyüdüğünde annelerine şöyle demek isterlerdi herhalde;(anne kızın artık büyüdü. Kendi yuvasında kendisine ihtiyacı olan kocası ve çocuklarıyla, sorumluluklarının bilinicin de kendi ayaklarının üstünde durabiliyor. Kızın artık bir anne, seni çok daha iyi anlıyor. Kızın artık bir kadın. Mutlu bir kadın.

 


Cinsel dürtülerim ilk ortaya çıktığı zamanlar sanırım ortaokul zamanlarıydı. Vücudum değişiyor, göğüslerim büyüyordu. Geceleri gizlice göğüslerime bakmak ve dokunmak hoşuma giderdi. Ayna karşısında uzun süre göğüslerime bakar, güzel olup olmadıklarını düşünürdüm. Sonra bunu yapmayı bıraktım. Geceleri herkes uyuduktan sonra erotik filmlere gizli gizli bakmak hoşuma giderdi. Aslında bu filmler çokta erotik sayılmazdı. Birkaç sahnede kadın ve erkek birlikte olur bende o sahneleri kaçırmamak için geç saatlere kadar uykusuz kalırdım. Ara sıra masum fantezilerde kurduğum olurdu. Bu yaptıklarımın anormal ya da ayıp olduğunu düşünmedim. Herkes gibi cinsel dürtülere sahiptim ve bunların hepsi masumcaydı. Hiç porno film seyretmedim ta ki evlenene kadar. Porno film yani kadın ve erkeklerin cinsel organlarının göründüğü bir film izlemedim. İçimde bulunduğum ortamda zaten fazlasıyla ahlak dışı geliyordu. Bu gün bile cinsel organların adeta insanın gözünün içine sokulduğu, duygudan romantizmden uzak porno filmler bende tiksinti yaratır.
Erotik filmler izlerken içimde bir şeylerin kıpırdadığını hisseder ve orgazm olmanın nasıl bir duygu olduğu merak ederdim. Bu merak yüzünden bir gün mastürbasyon yapmayı denedim bunu nasıl yapacağımı bile bilmiyordum aslında elimi vajinama dokundurarak bir şeyler hissetmeye çalıştım. Hiç bir şey hissetmediğim gibi bu kendimi aptal gibi hissetmeme neden oldu. Bu çok saçma bir şeydi. İlk ve son oldu.
Bir gün evde çekmeceleri karıştırırken ( a dan z ye cinsel yaşam) adında 12, 13 tane dergi buldum cinsellikle ilgili, kadın ve erkek organları, orgazm vs. merak ettiğim her şey o derginin içinden vardı. Gizlice onları okuyup bilgi aldım. Onların dışında bu tür dergi ya da kitaplar okumadım, yayınlar izlemedim. Cinsellikle ilgili ne birileriyle konuşabildim ne de sorabildim cinsellik her zaman gizli gizli bilinmesi ya da yaşanması gereken bir tabuydu.
Seksle ilgili düşüncelerim yaşadığım çevreden uzaklaşıp, üniversiteye gittiğimde de değişmedi. Kürşat la ilk çıkmaya başladığımız zamanlarda birbirimizi öpmek sarılmak sıcaklığımızı hissetmek en büyük keyifti. Ben bunun ötesinde bir tat aramadım fakat onun aynı şey geçerli değildi.
Bir gün gene öpüşüp, sarılırken birden cinsel organını çıkararak üzerime koydu ve bakmamı istedi. Daha önce televizyonda bile görmediğim o şey hakkında ilk düşündüğüm ürkütücü ve çok garip olduğuydu. Bu durumdan rahatsız olmuştum sonraları cinsel organlarımızı birbirine dokundurmayı teklif ettiğinde şiddetle karşı çıktım. Kavga ettik fakat her karşı koymam cinselliğe karşı bir adım daha atmamızı sağladı. Olan olmuştu taviz tavizi doğurmuştu. Karşı koyacak güçte değildim. Cinsel organlarımızı birbirine sürterek o büyük oranda tatmin oluyor, orgazma ulaşıyordu. Yani ilişkinin sonunda boşalıyordu. Boşalmazsa rahatsız olacağını söylüyordu. Aslında bu tek taraflı bir seksti. Ben onu öperken okşarken koklarken mutluydum zaman zaman cinsel organlarımızın temasından da zevk aldığım olurdu. Ama genellikle hatırladığım ve uzun süre yaptığım şey penis vajinamdan içeri girmesin diye büyük gayret gösterdiğim ve kastığım. Kendimi kasar ve çoğu zaman keyif alıyor gibi yapar ve onun boşalmasını sağlamaya çalışırdım. Sanki<kendimi onu boşaltmaya programlanmış gibiydim. Kendimi iyice kastığım ve istemeden yaptığım zamanlarda seksten çok keyif alıyormuş gibi rol yapardım. Sevdiğim insan bile olsa seks yapmaya zorlanmak çoğu zaman tecavüzden farksızdır. Gururun incinir kendini aciz hissedersin.
Seks bana göre bir ihtiyacı karşılamak ya da üremekten daha çok sevgi için yapılması içinde sevgi olmayan bir seks bana çok hayvani geliyor. Birbirini seven iki insan öpüşüp koklaşırken birbirlerinin sıcaklığını hissederken hiç hırpalamadan teklifsizce organlar birleşmeli ve tek bir bedende doyuma ulaşmalı.
Seksle ilgili kafamda çok çılgın yırtıcı fantezilerim olmadı. Kendimi hiç o tarz bir seks yaparken düşünmedim. Dokunuşlar öpüşler çık yavaş olmalı. Öpüşürken salyaların birbirine karışması ısırılması ya da çimdik atılması bana göre değil. Her şey çok ahenkli olmalı loş bir ortamda sevdiğimi görebileceğim hissedebileceğim şekilde olmalı kulağıma aşk sözleri fısıldamalı. Tahrik etmek için ayıp sözler açık saçık konuşmalar beni aksine uzaklaştırıyor. İçinde oluşmaya ve tırmanmaya başlayan bir his, eğer istemediğim bir hareket olursa anında sönüyor. Seks yapmaya kendimi yoğunlaştıramıyorum. Şu anda dünya da milyonlarca insan sevişiyor. Dünya kuruldu kurulalı bu hiç değişmedi. Her gün gazete ve dergilerde seks çok normal bir şekilde yazılıyor, çiziliyor. İnsanlar seksi bu kadar ayağa alıp kirletiyor. Seksi yaşamamış biri olarak bu bana doğal gelmiyor. Herkesin su içmek kadar basitçe yapabildiği bu eylem benim gözümde donuklaşıyor daha da zorlaşıyor. Bazen seksi yaşayan ve zevk alabilen insanların arasında uzaylı gibi dolaştığımı hissediyorum. Bazen bunu yapabilen tüm kadınlara düşmanlıkla bakıyorum. Bazen seksi cinsel dürtülerimi inkâr ediyorum, yokmuş gibi davranıyorum böylesi daha mantıklı geliyor. İnkârda etsem, kızsam da, istemesem de değişmeyen bir gerçek içimde hep yeri bir türlü dolmayan koca bir boşluk var. Normal bir insan olmak istiyorum. Sevdiğimle sevişmek bir kez olsun kendimi tamamen teslim etmek o çok merak ettiğim orgazm duygusunu yaşamak yaşatmak istiyorum. Bedenimi sevdiğim insanla paylaşma, bir olmak, tek beden olmak istiyorum. Sevdiğimin penisinden vajinamın içersine milyonlarca spermini akıtmasını hem tam olarak onun kadını olduğum duygusunu. Hem de acaba hamile miyim duygusunu yaşamak istiyorum. Sabahları hiç bir şey olmamış gibi uyanmak, işe gitmek daha mutlu, daha kendiyle barışık eve dönmek ve tekrar tekrar aynı sıcaklığı yaşamak kadın olmak insan olmak istiyorum.

  Vakka 3

Kafamda seksi tam bir yere koyabilmiş değilim aslınsa. İyimidir, kötümüdür, faydalımıdır zararlımıdır, güzel midir,  çirkin midir karar veremedim galiba bunu yaşayanlara e o anda ki hislerine göre değişebilen bir kavram. Etrafımda gördüğüm laçkalaşmış ilişkilerde bunu aşksız yaşadıklarını düşündüğümde iğreniyorum. Güzel olanı bulmak zor. Zaten eğer güzelse bundan bizim haberimiz olması da zor. Ama eğer bu işin güzeli varsa bu olsa olsa (melekler şehrinde) ki sahnedir. Ama bu bile zaman geçtikçe alışkanlığa dönüşüp akmaz mı insanı? Şimdi zevk olarak yapsam bile ileride bunun su içmek, yemek gibi sadece bir ihtiyaçtan yapılacak olması duygusu bile tedirgin ediyor beni.

İnsanların bir hedefe ulaşabilmek için birbirlerini kullanmak zorunda olduklarında başvurdukları bir yöntem olarak görüyorum. Bazen de seksi. Kadın erkeği kullanıyor, erkek kadını, alan memnun, satan memnun ama memnuniyet ortadan yok oluyor kimi zaman sorunumun belki de bu olduğunu düşünüyorum. Saflığım elimden uçup gidecekmiş gibi hissediyorum. Tekrar genç bir kız olamayacağım ürkütüyor beni. Benden kadın diye bahsedilmesinden nefret ediyorum. Ama bu bencilce düşüncelerim yüzünden Muhammedi daha fazla üzmek de istemiyorum. Onun bana karşı bu kadar anlayışlı, bu kadar şefkatli olması da zorluyor beni. Bir yanlışını bulsam da bağırıp çağırıp suçu üstüne atsam diye fırsat kolluyorum. Sonra bunları düşündüğüm içinde utanıyorum.

KADIN OLMAK
Kadın olmak, bir daha saçlarını mora boyatmamak demek ya da başının iki yanına toplayamamak. Bir rock konserine gidip başını sallaya sallaya saatlerce eğlenememek, kız kıza gece gezmelerine çıkamamak, evine çat kapı sevdiğin bir arkadaşını kabul edememek, babanın dizlerine yatamamak, annenin göğsünde uyuyamamak demek. Birbirleriyle alakasız bir yığın giysi üzerine geçirip sokağa çıkamamak. Televizyonda izlediğin bir aktöre asılmak, bir daha asla(kız çocuğu) diye seslenilmemek.

Kadın olmak âşık olduğun adamın elinden korkusuzca tutabilmek. Sokakta boynuna rahatça sarılabilmek, ailenin evinde olsa bile yeni güne onun kollarında uyanabilmek demek. Kadın olmak işine eşinin bıraktığını göğsünü gere gere söyleyebilmek demek. Geceyi onunla geçirdiğin için kimseden utanmamak demek. Kadın olmak âdetin geciktiğinde hamile olabileceğini gönül rahatlığıyla düşünebilmek demek. Komşuların sesinle sohbet eder olması fikirlerinin daha fazla ciddiye alınması demek.

Eşime geçenlerde genç kızla kadın arasında ne fark olduğunu sordum. Birinin dalında yeni tomurcuklanmış ve el deymemiş diğerinin ise koparılıp vazoya konmuş bir çiçek olduğunu söyledi. Kafam zaten bu kadar karışıkken onun bu cevabı vermesi daha çok üzdü beni. Ama sonra düşündüm ki dalından hiç koparılmayıp uzun ömrünü yalnız başına ve yine solarak geçirecek olmaktansa belki kısa sürecek ömrünü bambaşka lezzetler tadarak ve ayrıcalıklı olduğunu hissederek sonlandırmak daha denemeye değer değil mi?

Upuzun bir kumsal ve masmavi bir deniz var ayaklarımın ucunda. Güneş sanki sadece benim için parlıyor. Öyle pürüzsüz bir sahil ki burası en ufak bir çakıl taşı bile yok ayaklarıma batacak. Sebepsiz bir sevinç var içimde gülüyorum, oynuyorum, koşuyorum deniz kenarında. Sonra Muhammet geliyor yanıma onu da oyunuma davet ediyorum. Beraber yüzüyor eğleniyoruz. Sonra sevişmek istiyor benimle tedirgin oluyorum etrafımda kimse yok biliyorum ama her an birinin çıkıp gelmesinden çekiniyorum. Kayboluyor Muhammet sahil boyunca koşmaya devam ediyorum ve karşıma o kırmızı piramit çıkıyor. Öncekinden çok daha büyük bu. Sanki annesi geçmem gerek biliyorum. Aşkım beni bekliyor. Ona kavuşmak için bu kalın camları kırıp yoluna devam edebilmem gerek. Canıma acıtacağını bilsem de tekme atmayı deniyorum önce hiç bir şey olmuyor. Ormanın içine girip bir balyozla geri dönüyorum. Tam ona vuracakken annemin kokusu geliyor burnuma. Kollarını bana sarılmak için açmış. Annem oluyor sanki o piramit. Vuramam ona canını daha fazla yakamam. Zaten o kadar çok üzdüm ki onu. Eşimden önce ki ilişkimi ondan önce kardeşi öğrendi. Bu öyle çok üzdü ki beni. Ayrılmamı istedi. Onun bana yazdığı mektupları yırttı. Ama biliyorum ki hepsini benim iyiliğim için istedi. Ben üzüldüm ama o daha çok üzüldü. Bu yüzden sadece ben istediğim için onay verdi. Beni daha fazla üzmemek için oysa ben onu üzüyordum. Öyle iyi niyetli biridir ki o kimsenin kötülüğünü düşünmez herkesin iyiliğini ister o herkes sever annemi. Ona layık olmadığımı düşünüyorum tam da piramidin karşısındayken. Hem maddi hem manevi destek olamadığımı belki de onu bu şekilde daha büyük yıkımlardan koruyabilirdim aşkı yaşayarak fakat kendimi kirletmeyerek.
  Sonra annem çıkıyor o piramidin içinden bana doğru geliyor sarıyor kollarını boynuma güzel kızım erik gözlüm diyor. Sen beni hiç üzmedin kızım diyor. Kurtar kendini bu zincirden sen de mutlu ol diyor. Birden annemin elinde bir balyoz beliriyor. Vurmaya başlıyorum piramide bu sefer ağlamak yok. Benim düşündüğüm parçaları annem iyice ufalıyor. Sonlarına doğru zorlanıyorum yine ama başarıyorum. Hepsini unfak cam taneciklerine getirdikten sonra üzerinde durduğu platformluda denize atıyoruz. Hiçbir parçası kalmamacasına. Sonra veda ediyorum anneme bir sağ yanağımdan bir sol yanımdan öpüp sarılıp ayrılıyorum yanından. Arada bir dönüp baktığımda annemin hala kalan parçaları denize attığını görüyorum. Yolun sonuna geldiğimde ağaç bir ev çıkıyor karşıma çıkıyorum merdivenlerden içerde bir sürü mum var. Çok hafif bir müzik doldurmuş odayı. Aslında hiç yaratmayacağımız kadar romantik bir ortam oluşmuş. Sarılıyorum Muhammet'e engellerimi aşıp geldiğim söylüyorum ona. Öpüyor beni çok yumuşak dokunmaz gibi. Bırakıyorum kendimi ona. Onu mutlu edebilmek, kendimi mutlu edebilmek için bırakıyorum sahip olsun bana bırakıyorum içimi ısıtsın. Onun olmanın tadını yaşıyorum sonra. Gözlerinde o sevinci görüyorum. Bel ki kızlığımı bekâretimi zarımı bıraktım ama onun bana daha da sevgiyle bakan gözlerini, daha minnettarlıkla çarpan kalbini kazandım ikimizin, geleceğimizin mutluluğunu kazandım.     

 


Vakka 4

     Aslında ( kadın) kelimesi bile beni rahatsız ediyor. Bunun nedeni toplumun kadına bakış açısının kadının kendine bakış açısından yatıyor. Kadınların toplumda cinsel bir tema olarak görülmesi ya da eşinden şiddet görmesi ya da eşinin bile ona 2. insan muamelesi yapması içimi acıtıyor. Ekonomik durumlarını kazanan bayanların bile bu durumlarda hayat sürmesi canımı sıkıyor. Her türlü şeyi alttan almak ya da her şeyin sıkıntısını kadınların çekmek zorunda olması benim kadın kelimesine bakışımı karartıyor. Belki de bu sebeplerle kadın olmayı istemiyorum. Ben her kadının eşiyle eşit şartlarda yaşamasını toplumda da her şeyi alttan almak durumunda bırakılmamasını istiyorum. Kadınlarda ki kabullenişlik beni rahatsız ediyor. Eşimdir yapar, erkektir yapar hep yapar. Belki de en büyük zaafım bu, karşıma belki de hep bu şekilde evlilikler çıktı. Belki de hep kadınların kabullenişiydi. Onun için kadın kelimesini duyunca tüylerim ürperiyor.

 


Vakka 5


       İnsanın daha anlamını bile bilmediği bir konu hakkında yazı yazması çok zor. Daha doğrusu zordu. Şimdi seks, cinsellik gibi kavramları yaşanması çok güzel bir olay olarak algılıyorum. Gerçekten, kendim eşim ya da bir başkası ile birlikte cinselliği yaşarken düşünemiyorum. Çünkü cinsellik benim bütün masumluğumu, kimseyi kırmayışımı, insanları kullanmayışımı alt üst edecek gibiydi. Sanki eşimle cinselliği yaşarken alacağım zevk, çok sevdiğim o insana onu kullanıyorum hissi verecekmiş gibiydi.
       Bazen endişem şekil değiştirip, sanki eşimi mutlu edemeyecekmişim gibi geliyordu. Yani onu etkileyemiyormuşum gibi. Bazen de cinsel ilişkiyi yaşarken sanki yataktan r kalkamayıp ölecekmişim gibi geliyordu. Tüm bunları yaşarken iki yıl boyunca neden kadın oldum diye düşündüm. Sanki bir külfetti kadın olmak. Kadınsın kocanı idare edeceksin, kadınsın çok iyi çözüm bulmana rağmen sorunu çözmeyi babana ya da kocana bırakmayacaksın, kadınsın evin temizliği senden sorulacak, kadınsın her akşam düzenli yemek yapacaksın, her sabah kahvaltı hazırlayacaksın.
       Sonra birde duygu olduğum için yapmam gerekenler var. Arkadaşlarınla ilgilenmek( uzakta olsalar bile) etrafta ki tanımadığı insanlara yardım etmek, aileme manevi yardım etmek onları kırmamak, eşimin ailesine maddi ve manevi yardım etmek onları kırmamak.
  Aslında terapiler sonunda kendimi de biraz düşünmem gerektiğinin farkına vardım. Hatta bazen asla veremeyeceğim karşılıkları verince içimde, beynimde gerçekten bir şeylerin değiştiğini gördüm.
       Şimdi sabırsızlıkla eşimle cinsel ilişkiye girmeyi bekliyorum. Daha önce böyle bir şey düşündüğümde neden olduğunu bilmediğim bir korku kaplıyordu içimi. Ama şimdi sadece yaşayacağım zevkin nasıl bir şey olacağını düşünüyorum.
  Yardımlarınız için teşekkür ederim.  


Vakka 6


       Vajinismus. Bu terimin varlığından bile haberim yoktu ta ki evlenmeden önce Daha önce hiç böle bir şey duymamıştım ben hep olur, çok kolay bir şey sanıyordum. Meğer davulun sesi uzaktan öyle değilmiş. İstem dışı oluyormuş, yani kişinin kendi elinde değilmiş. Şimdi bu konu hakkında geniş çapta bilgi sahibiyim. Çok lazımsıya sanki. Aslında ben bu hastalığı genç kızlık zamanında yaşanan aile baskısına bağlıyorum. Bize hep erkeklerden kaçmamız onlardan uzak durmamız söylendi. Onlar birer zar düşmanı birer öcü gibi yansıtılırdı. Sende önlemini alıp kendini koruyor. Kendine onlara karşı bir zırh yapıyorsun. Neyse zaman geçiyor. Eeeeeeee hayat, o öcüler olmadan olmuyor maalesef, evleniyorsun ve artık o zırhı çıkarmanın zamanı geldi. Kendini ona vermelisin. Ama olmuyor sonra çünkü senelerce sen o öcülerden kaçtın kendini korudun şimdi nasıl olurda rahatça kendini ona teslim edebilirsin ki ama mecbursunda. İşte düğüm burada bu seferde kasların kasılıyor ve tıpkı genç kızken nasıl istemiyorsan şimdide istemiyorsun ama bu seferde ailen onun ailesi istiyor ne karışık değimli? Ben bunları söylemekle erkeklerde hep yakın olalım onlardan uzak durmayalım demek istemiyorum. Tabi ki kendini koruyup kollayacak ve kendini eşine salkıyacaksın. Ama yöntem farklı olmalı ailelerin uyarma biçimleri farklı olmalı. Aslında onlara % 100 hak veriyorum kim istemez kızını teliyle duvağıyla en önemlisi o beline taktığı saflığı, temizliği, bir nevi el deymemişliği simgeleyen kırmızı kuşakla gelin etmeyi herkes. Ama yöntem değişmedikçe bu hastalık daha da yayılacak bilmeyen kalmayacak. Bazı babalar kızlarının erkek arkadaşı olmasına asla karşı sırf erkek arkadaşı var diye ne dayak yiyen ne okulunda alınan gençleri biliyorum. Düzeyli seviyeli olduktan sonra niçin bir genç kızın erkek arkadaşı olmasın ki ama bunu söylemekle her önüne gelenle arkadaşlık yapsınlar kendilerini ona teslim etsinler demiyorum güvenilir gerçekten onu seven biriyle neden olmasın ki. Bu sefer ne oluyor hayır olmaz erkekler kötü öcü onlardan kaç kendini koru deniyor. Kızda bunu uygulayınca ilk günü bu hastalık meydana geliyor. Yani düğüm ailede çözülüyor. Niye kızlarımız kadınlarımız bu sorunu yaşasın ki o geceyi sorunsuz göz yaşışız geçirmek varken bu kasılma bu korku niye olsun ki sonra en ufak bir tartışmada eşleri bu olayı karısının başına kalkacak kadın niye bu lafların altında ezilsin ki. Niye kendini beceriksiz, işe yaramayan bir varlık olarak görsün ki. Başka arkadaşları evlendiği bir, kaç ay sonra hamile kaldığı haberini duyunca niye isyan etsin ki eşinin sen bana bir evlat bir çocuk veremedin der gibi acıyan gözlerle ona bakmasına katlansın ki ve en önemlisi eşi sırf bu yüzden niçin onu aldatsın ki? Niçin yatak odaları geceleri sırf vücutlarını dinlendirmek için uğradıkları bir yer olsun ki niçin âdeti geciktiğinde acaba hamile miyim diye tatlı bir kuşku yaşaamasın eşine de yaşatmasın ki bunları bir kadının bir genç kızın elinden almaya kimin hakkı var ki.

 


Vakka 7  ( Danısan Yorumları 07,11,2006 S. Devamı....)

Merhaba Tülay hn.

  detaylı olarak vajinusmus problemimi ve tedavi başarımızı anlatacağım.

Eşim ile 1 yıllık arkadaşlık sonrası evlendik. 3 aylık kısa bir nişan süresi sonrası harika iki düğün ile hayatlarımızı birleştirdik. 2 düğünü yaptığımız şehirden dönerken yolda adet günlerim başladı. Aslında ilk gece sendromu yaşadığım için içten içe sevinmiştim. 1 haftalık bir süre daha vardı bu ilişkiye girebilmemiz için. Evde birlikte yemek yapmak Tv izlemek sarılıp uyumak çok eğlenceli idi. Sonunda sevişme olmayacaktı çünkü çok rahattım. Ama adet dönemi sonrası o gece ilişki kurmaya çalıştık ama sonuç hüsran idi. Olayın başında bile bir ağlama krizi korku panik içinde idim. Severek evlendiğim adam yanımda idi ama ben çok garip duygular yaşıyordum. O gece birlikte uyuduk. Normaldi ilk deneme idi üzerinde pek durmadık. Bu sefer içki içip rahatlamayı denedim Ama sonraki 2. ve 3. gece de alkollü olduğum halde sonuç değişmedi. Bacaklarım sanki kitleniyor hiç açılmıyor idi. Yine bir korku ve panik hâkim idi. Daha sonra evdeki ortamın bizi psikolojik olarak etkilediğini ve ondan yapamadığımızı düşündük ve 5 yıldızlı bir otelde rezervasyon yaptırdık. Harika bir gündü. Gece diskoda rahatlamak için içki içtim ve abarttım sonuç gece sızıp kalmışım. Sabah uyandığımızda da denedik ama sonuç aynı idi. Ve o gün tedavi olmaya karar verdim. Ama önemli olan nasıl bir tedavi idi. Jinekolog mu olmalı idi psikolog mu?  1,5 aylık evli idik ve ilişkimizi kötü etkilemeye başlamıştı cinsellik. Bir an önce çözmeye karalı idim. İş yerinde internette araştırma yapar iken tesadüfen Tülay hn sitesine ulaştım. Siteyi yaklaşık 2 saat tüm detaylarıyla okudum. Ve o an karar verdim bana yardımcı olabilecek kişi Tülay hn idi. Kendisine mail yolladım benim sorunum acaba vajinusmus mu diye. Gün içerisinde yanıt gecikmedi evet kesinlikle vajinusmus idim ve tedavisi kesinlikle mümkün olan bir şey için hayatımda sorun yaşamak istemiyordum. Randevularımı aldım işyerinden gerekli izinleri aldım ve ilk gün orada idim. Garip bir heyecan vardı içimde gerçekten çözülecek mi sorunu nasıl anlatacağım gibi endişeler. Çok ilgili ve sıcakkanlı bir insan Tülay hn konuyu hiç sıkılmadan anlattım. Bir hipnoz seansına başladık ilk randevuda. Bana tedavi dönemini anlattığında çok korktum. Parmak egzersizlerinden bahsetti bu mümkün değildi ben vajinama parmak dokundurtamazdım. Seanslardan sonra bunu çok rahat yapabileceğimi söyledi. İkinci seanstan sonra ev ödevi akşam bir parmak egzersizi idi. Bir parmak ve sadece bir boğum içeri girecekti. Oradaki amaç oranın açık olduğu istediğimiz zaman oraya bir şeylerin çok rahat girebileceği ve bunu yaparken canımızın acımayacağını görmek idi. Çok rahat geçti acısız olarak başarı ile yaptım bunu. Üçüncü seans da yine hipnoz takviyesi ile bu kez parmağımın iki boğumunun oraya çok rahat gireceğini ve canımın hiç acımayacağını konuştuk. Ama o gece benim adet günlerim başladı ve ben hem ağrıdan hem de adet dönemi etkisi ile bunu yapmadım. Belki de kızlık zarının zarar görme ihtimali olduğunu düşündüğüm için parmak egzersizlerini pek sevemedim ben. Tülay hn bu konuda beni hep rahatlattı. Oranın açık ve geniş olduğu ve eşim ile çok rahat acısız bir şekilde ilişkiye gireceğime artık tamimiyle inanıyordum. Hipnoz seanslarında beni o kadar çok ellerimin sıkı iki yumruk olduğunda bacaklarımın ve vajen kaslarımın çok rahat açılacağına adapte etti. Gece uyurken Tv izlerken hep ellerimi iki sıkı yumruk yapıp güzel bir gökyüzü ve pufuduk bulutlar düşünüp rahatlamaya devam ediyorum. Son seansta da eşimin oraya çok rahat gireceği bacaklarımın çok açık olacağı ve bunun bana acı değil de zevk vereceği konusunda seanslarımız tamamlandı. Ama ben hala adet dönemi içerisindeyim. Sabırsızlıkla bitmesini bekliyoruz. Aklımda hiç tereddüt yok acaba olur mu acaba açılır mı sorun çıkar mı diye. 2 ay olacak yarın evleneni. 2 ay da bu problemden kurtulduğum için ve tek sebebi olan Tülay hn ile tanıştığım için çok mutluyum. İnternet sitelerinde hep okudum 3  - 7 hatta 10 yıl üzeri vajinusmus hastaları varmış. İnanın bu stresi bu korkuyu ve beraberinde getirdiği evdeki huzursuzluğu ve mutsuzlukları yaşamaya değmez. 5 ya da 6 seansta Tülay hn ile çok rahat aşabilirsiniz bu kolay problemi. Ben çözdüm ve çok mutluyum. Sizi seviyorum Tülay hn İyi ki varsınız.

 

Eski Bir Vajinusmus Hastası

S.  

 Vakka 8

ben yaklaşık 3yıldır herkesce iğrenç ve korkunç bilinen fakat asla öyle olmayan vajinismus vakkasıydım.ama artık değilim tabii doktorum ,o güzel insan tülay hanım sayesinde.lütfen hiçkimse busorundan korkmasın çünkü gerçekten çok kolay bir rahatsızlıkhiç korkulacak birşey yok.bu rahatsızlığı olan herkese tavsiyem önce kendiniz sonra eşiniz sonderece karalı olun onu yenmeyi isteyin.eşler lütfen birbirlerine sonderece destek versin ler işte ozaman busorunu çözmeniz daha da kolay oluyor.tabiki beraberinde psikolog yardımı da mutlaka alın.

İsimsiz

   Vakka 9

Vajinismus kelimesini hayatımda hiç duymamıştım.Korkulu bir rüya ama ben bu rüyadan kurtuldum.çok mutluyum.

Ben ilişkiye girerken çok korkuyordum,parçalanacakmış sanki o an ölecekmişim gibi oluyordu.Herşeyin normal başlamasına rağmen, son anda kendimi, bacaklarımı, ellerimi kontrol edemeyip aşırı derecede tepki veriyordum.Her defasında aynı sonu yaşamak beni psikolojik olarak yıkmıştı.bambaşka biri oldum.Hayatım, hayallerim, dünyam, bütün düzenim alt üst olmuştu.Kendimi eksik, beceriksiz biri gibi hissetmeye başlamıştım.Eşimi çok sevmem bile yetmedi.Her defasında aynı sonu yaşamak insanın ilişkiye girme isteğinide etkiliyor, çoğu zaman korkum isteğimi bastırdı.

   Her şey bitti dediğim bir anda  Tülay Hanıma gittim.Bu rahatsızlığın psikolojik olduğunu başından beri biliyordum, yinede doktora gitmeden önce her yolu denedim.Alkol, sakinleştirici, uyuşturucu kremler... hiçbiri bir işe yaramadı.Aklım başımdayken istememe rağmen ilişkiye izin vermiyordum.Korku her şeyi engelliyordu.

  Tülay Hanıma başımdan geçenleri anlattım.Eşimden öncesini, sonrasını, nişanlılığımızı, derken benim neden bu tepkiyi verdiğim ortaya çıktı.Çok kısa bir zamanda bu rahatsızlıktan kurtuldum.İlaçla tedavi olmadım. Hipnoz, egzersizler, Tülay Hanım sayesinde mutlu sonla bitti.İ. seans sonunda korkumdan kurtulmuş, kendime güvenim gelmişti.

   Artık her evli çift gibi ilişkiye girebiliyoruz, normal olmak çok güzel.çok Mutluyum şimdiye kadar yaptıklarım komikmiş.Bu zevkten nasıl mahrum kalmışım.Sevdiğim insanın , Aşkımın kollarında olmak, onun olmak çok güzel.

   Ben bu korkudan kurtuldum sizde kurtula bilirsiniz.İstedikten ve inandıktan sonra hiçte zor değil. Artık gülüyorum, güldürüyorum ve KORKMUYORUM.

  Tülay HAnım sizi çok seviyorum, mutluluğumu size borçluyum, çok teşekkürler.

İsimsiz

 

Vaka 10

 Merhaba Tülay Hanım,

Ben Nilüfer.Arayamadım kusura bakmayın.Hastalıklarla uğraştık.Bizim duruma gelince BAŞARDIK.Size nasıl teşekkür etsem azdır.Ancak yapabildik eşimdede problemler oldu kendine güvensizlik gibi çok şükür bu dumuda aştık.ama bende ne kasılma oluyor ne sitres ve hayatımda böyle zevk böyle tatlı birşey görmedim sayenizde bu durumu aştık.tekrar tekrar teşekkür ediyorum.Kadın olmamı sağladığınız için çok teşekkür ederim.Artık hayata daha güzel,olumlu,güçlü ve bakımlı bir kadın olarak bakıyorum.Çok sağolun

fırsat bulduğumda tekrar yazacağım.Herşey için teşekkür ederim.Allaha emanet olun.

Sevgiler...

Nilüfer

 

Vakka 11

Tülay Hnm öncelikle çok teşekkür ederim. Benim için artık herşey daha farklı olacak bunu hissedebiliyorum. Kafamda büyüttüğüm bu problemin aslında bu kadar küçük bir şey olduğunu bana gösterdiğiniz için sağolun. İşallah bir dah böyle sorunlarla karşılaşmayız. daha güzel ortamlarda karşılaşmak dileğiyle

İsimsiz

 

 Vakka 12

Merhaba. Ben 5 yıldır evliyim ve  vajinismus sorunuyla yaşıyordum. Bu sure içinde değişik tedavi yontemleri denedim. Fakat hiç birinden fayda görmedim. Umudum iyice tükenmişti. İnternette araştırırken TÜLAY KÖK Hanımın sitesine rastladım. Hipnozla yapılan uygulamaları anlatıyordu. Ben bu işi kesinlikle bilinçli yapamayacacağımı düşünüyordum.ciddi şekilde kızlık zarı yırtılması korkum vardı. Tedaviye başlayınca hipnozun  her şeyin farkındayken yapıldığını gördüm. Bir süre sonra artık parmak egzersizi yapabilmeye başladım. Tülay hanımın sayesinde artık vajinismus sorunum kalmadı. Ben gerçekten çok zor bir vaka idim. Yani ben tedavi olduğuma göre herkes olabilir diyorum. Başta tedavi olacağıma inanmıyordum. Burasıda eskisi gibi olur diyordum. Bir anlamda tedavi olamayacağımı eşime gösterebilecektim. Kendimi vicdanen rahatlatacaktım. Ama sorundan kurtuldum şu an  hem mutluyum hem vicdanım rahat. Anne olmak istiyorum. anlamsız ve hayatı çekilmez  yapan bu sorundan kurtuldum.
  Kesinlikle çözüm bulacağınıza  inanmanız lazım. Eşiniz de destek olursa sorun daha çabuk çözülür. Tülay hanım gerçekten çok profesyonel bir psikolog  ona inanın. Onun ne kesinlikle uyun. Sabırlı olun. Çalışmaları yarıda bırakmayın. Çünkü fayda görebilceğiniz başka bir yer daha yok. Çözüm olmadığını  eşinize ispatlamak amacıyla gitmeyin. Çünkü bu sorunu ben aştığıma göre herkes aşabilir.  Bu sorunu kesinlikle tek başınıza  yada zamanla halledebileceğinizi düşünmeyin .  profesyonel bir yardım almadan vajinismusu tek başınıza  çözemezsiniz. Kendi çabalarınız size yalnızca zaman kaybettirir. Sonra benim gibi boşa giden yıllarınıza çok üzülürsünüz.  Benimki gibi bir sorununuz varsa vakit kaybetmeden Tülay hanıma başvurun

29.12.2007 Ziyaretçi defteri

Vakka 13

MERHABA TÜLAY HANIM..

        BEN H... ,UMARIM HATIRLADINIZ BENİ..HANİ TEMMUZDA VAGİNİSMUS PROBLEMİ İLE GELMİŞTİM SİZE VE 4 SEANSIN SONUNDA ARTIK BÖYLE BİR PROBLEMİM KALMADIĞINI VE ONUNLA VEDALAŞMA ZAMANIMIN GELDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİNİZ..GERÇEKTEN DE UMUTSUZ ŞEKİLDE SADECE BUNUDA DENEMİŞ OLMAYAYIM DİYE  BAŞLADIĞIM TERAPİLERİN SONUNDA BUNU SİZİN SAYENİZDE BAŞARDIM.PROBLEMİ ÇÖZDÜKTEN HEMEN SONRA SİZE YAZMAYI HATTA GÖRÜŞMEYİ ÇOK İSTEDİM AMA OLMADI.SİZE OLAN MİNNETTARLIĞIMI NE KADAR YAZSAM ,ANLATSAM AZ GELİR.SİZE SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.AŞAĞIYA KONU İLE İLGİLİ HİKAYEMİ ANLATMAK İSTİYORUM.SİTENİZ DE YAYINLARSANIZ SEVİNİRİM.SİZİ ÇOK SEVİYORUM VE HER ZAMAN ANIYORUM.EŞİMİ TAYİNİ ÇIKTIĞINDAN ANTALYADAN UZAĞIM BİRAZ&#8230;SİZİ MUTLAKA YENİDEN GÖRMEK İSTİYORUM.

             BEN HATIRLAMAK BİLE İSTEMEDİĞİM ESKİ ZAMANLARDA VAGİNİSMUS RAHATSIZLIĞI YAŞAYAN BİR BAYANIM.ÜNİVERSİTE MEZUNUYUM.3 YIL ÖNCE  SEVDİĞİM VE ÇOK İSTEDİĞİM BİRİSİYLE EVLENDİM.YAKLAŞIK 1,5 YIL NİŞANLILIK DÖNEMİ YAŞADIK . O DÖNEMDE BİRÇOK KEZ YAKINLAŞTIK,İLİŞKİYİ ÇOK İSTEMEMİZE VE YAPABİLECEK OLMAMIZA RAĞMEN EVLİLİĞİMİZİN İLK GECESİNİN HEYECANI OLSUN DİYE BUNU YAPMADIK.HATTA BAZI ZAMANLAR ÇOK İLERİYE GİTTİĞİMİZİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ VE BEKARETİMİ BOZDUĞUMUZ ŞÜPHESİNE BİLE KAPILMIŞTIK.BUNUN BİZİM İÇİN BİR PROBLEM HALİNE GELECEĞİ AKLIMIZIN UCUNDA GEÇMİYORDU.ÇÜNKÜ ÇOK RAHATTIK.

            İLK GECE HİÇ HAYAL ETTİĞİMİZ GİBİ GEÇMEDİ.İLİŞKİ YAŞAYAMIŞTIK.BEN HİÇ RAHAT DEĞİLDİM.SANIRIM YORGUNDUK,DÜĞÜN STRESİNDEN YENİ ÇIKMIŞTIK VE BİR SONRAKİ GÜNE BIRAKTIK.2.GÜN ARTIK KESİN OLARAK YAPABİLECEĞİMİZDEN EMİNDİK.AMA YİNE OLMAMIŞTI.ASLINDA NORMAL ŞEKİLDE SEVİŞİYORDUK AMA İLİŞKİ ANI GELDİĞİNDE BEN KASILIYORDUM VE SİHRİNİ KAYBEDİYORDU HERŞEY&#8230;ARTIK KEYFİMİZ KAÇMIŞTI.3.GÜN ALKOL ALDIK AMA YİNE SONUÇ BAŞARISIZDI.ECZANEDEN RAHATLATICI KREMLER VE HAPLAR ALDIK AMA NAFİLE &#8230;.
          SONUNDA HASTANEYE GİTMEYE KARAR VERDİK.ÜROLOJİ UZMANI BİZE KASILMAYI ÖNLEMEK VE RAHATLATMAK İÇİN İĞNE YAPTI VE İLİŞKİYE HAZIR OLDUĞUMUZU , EVE GİDİP HEMEN İLİŞKİYE GİRMEMİZ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.BÜYÜK BİR HEVESLE SEVİŞMEYE BAŞALDIK AMA OLMUYORDU İŞTE&#8230;..

         ARTIK BU İŞİN TIBBİ OLMADIĞINI , ANCAK VE ANCAK İYİ BÜYÜ YAPAN VEYA YAPILAN KÖTÜ BÜYÜLERİ ÇÖZEN İYİ BİR HOCAYA GİTMENİN SORUNU ÇÖZECEĞİNE KARAR VERDİK.ÇEVRE TARAFINDAN KABUL GÖRMÜŞ,YURTİÇİ VE YURTDIŞI BİRÇOK HASTASI OLAN HOCALARA GİTTİK.BAZILARI BENDE,BAZILARI EŞİMDE BÜYÜ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER.BU BÜYÜLERİ ÇÖZMEK İÇİN BİRÇOK İŞLEM YAPTILAR,BİZE BİRÇOK ŞEY ÖNERDİLER.HEPSİNİ EKSİKSİZ YAPTIK.İNANIYORDUK ÇÜNKÜ İNANMAK İSTİYORDUK,ÇÖZÜM İSTİYORDUK.AMA BUNLARDA BİR İŞE YARAMADI&#8230;

       BEN ARTIK KENDİME OLAN GÜVENİMİ KAYBETMİŞTİM.NORMAL BİR İNSAN OLMADIĞIMI , YETERSİZ BİR EŞ OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORDUM.EŞİMİ KAYBEDECEĞİMDEN KORKUYOR ,ONA SEBEPSİZ KISKANÇLIKLAR YAPIYORDUM.

       İŞİN TEKRAR TIBBİ YOLLARDAN ÇÖZMEK İÇİN İNTERNETTEN ARAŞTIRMAYA BAŞLADIK.EVLİLİĞİMİZİN 2.YILINDAYDIK.ARAŞTIRMALAR SONUCUNDA PROBLEMİN VAGİNİSMUS OLDUĞUNU ÖĞRENDİK.İNTERNETTE SORUNU ÇÖZEBİLECEK TEK BİR KİŞİ BULABİLDİK.İSTANBULDAYDI VE ÜNLÜ BİRİSİYDİ VE AMACININ PARA OLAMDIĞINI İNSANLARIN CİNSEL MUTLULUĞUNU SAĞLAMANIN TEK AMACI OLDUĞUNU SÖYLÜYORDU AÇIKLAMALARINDA BÜYÜK BİR HEVESLE TELEFONA SARILDIK.TELEFONA ÇIKAN SEKRETER BİZİ UZMAN KİŞİ İLE GÖRÜŞEMEYECEĞİMİZİ,ONU ANCAK SEANSTA GÖREBİLECEĞİMİZİ SÖYLEDİ.ÜCRET KONUSUNU ÖĞRENDİĞİMİZDE ŞOK OLMUŞTUK.BU BİZE GÖRE BİR SERVETTİ.SEKRETER MİKTARDA HERHANGİ BİR İNDİRİM YAPAMAYACAKLARINI , PARAMIZ OLUNCA GELEBİLECEĞİMİZİ SÖYLEDİ.BU MİKTARI ÖDEYEMEZDİK.YİNE SORUNLA BAŞBAŞAYDIK.HER SEFERİNDE BU SEFER OLACAK  UMUDUYLA 1 YIL DAHA GEÇTİ.

     TEKRAR ARAŞTIRMALARA BAŞLADIK.BU SORUNU KENDİ BAŞIMIZA ÇÖZEMEYECEĞİMİZİ ANLAMİŞTIK ARTIK.TÜLAY HANIM... SİTESİNE RASTLADIK.ANTALYADAYDI,BİZE YAKIN MESAFEDE İDİ.DENEYEBİLİRDİK PEKALA.HEMEN ARADIK.TELEFONA ÇIKAN SEKRETER ÇOK SICAK GELDİ BİZE.....;ÜSTELİK ÜCRETİ DE ÇOK UYGUN SÖYLEMİŞTİ.HEMEN EN YAKIN ZAMANA RANDEVU ALDIK.

     İLK RANDEVUYA KORKARAK GİTMİŞTİM.NASIL BİR YÖNTEM UYGULANACAĞINI BİLMİYORDUM.BU TEDİRGİNLİĞİM TÜLAY HANIM......LA KARŞILAŞMAMA KADAR SÜRDÜ.TÜLAY HANIM ÇOK SAMİMİ GELDİ BANA.RAHATLAMIŞTIM.YÖNTEMİ HİPNOZ DU VE BEN BU YÖNTEMİ ÇOK SEVMİŞTİM.SORUNU 5 SEANSTA ÇÖZEBİLECEĞİMİ SÖYLEMİŞTİ.SEANSTAN ÇIKINCA ÇOK RAHATLIYORDUM VE BİR SONRAKİ SEANSI İPLE ÇEKİYORDUM.SEANSLAR SONUNDA ÖDEVLER VERİYORDU VE BEN BUNLARI BÜYÜK BİR TİTİZLİKLE VE HEVESLE YAPIYORDUM. ONA ÇOK GÜVENİYORDUM.İYİ BİR ÖĞRENCİ İDİM.TÜLAY HANIM HER ÖDEV ÖNCESİ BANA BU ÖDEVİ YAPABİLMEM İÇİN GEREKLİ DONANIMI SAĞLIYORDU.1.ÖDEV....İDİ.2.ÖDEVİM ........ İDİ ..........BİRAZ ZORLANDIM AMA ÇOK İSTEDİĞİM İÇİN BAŞARIYORDUM.ÖDEVLERİMİ EKSİKSİZ YAPMAM BENİ ÇOK MUTLU EDİYORDU.ÖĞRETMEN OLMAMA RAĞMEN ONUN ÖĞRENCİSİ OLMAKTAN MUTLUYDUM.
      3.EGZERSİZ ................İDİ.3 ÖDEVİ YAPTIK ÜSTELİK ÖDEVİMİZ OLMAMASINA RAĞMEN BÜYÜK BİR MERAKLA................. DENEDİK......................BAŞARMIŞTIK.

      4.SEANSTA BİZİM ...........ÇALIŞMASINI YAPMAMIZ TÜLAY HANIMI ŞAŞIRTMIŞTI.BUNUN BİZİM 4.ÖDEVİMİZ OLDUĞUNU ÖĞRENDİK.BUNUN ÜZERİNE SEANS SONUNDA TÜLAY HANIM ARTIK VAGİNİSMUS SORUNU İLE VEDALAŞMAM GEREKTİĞİ , BU SORUNUN BİZİM İÇİN BİTTİĞİNİ SÖYLEDİ.İNANAMAMIŞTIK.GERÇEKTENDE ÖYLE OLMUŞU.BİRKAÇ DENEMENİN SONUNDA ARTIK NORMAL ŞEKİLDE İLİŞKİYE GİREBİLİYORDUK.BUNUN MUTLULUĞUNU ANLATABİLMEM MÜMKÜN DEĞİL.;UÇUYORDUK SEVİNÇTEN.

      SORUNU ÇÖZELİ TAM 3 AY OLDU VE BEN 3 HAFTALIK HAMİLEYİM.KIZIMIZ OLURSA ONUN ADINI KOYMAYI DÜŞÜNÜYORUZ.TÜLAY HANIM BİZİM HAYATIMIZDA YENİ BİR SAYFA AÇTI.BEMBEYAZ IŞIL IŞIL BİR SAYFA..ONU HAYATIM BOYUNCA SEVGİYLE,ŞÜKRANLA ANACAĞIM.ALLAH(C.C.)ONDAN RAZI OLSUN.
31.12.2007

 

 

Vakka 14

Merhaba tülay hanım.
  Vajinusmus  dum ve sizden yardım aldım.size gerçekten çok teşekkür ederim sayenizde bu sorunu yendim .Tülay hanım ben şuanda 9 haftalık hamileyim ve bu sizin başarınız.Size tekrar tekrar  teşekkür ederim.Ofisinizi evim gibi hissettirdiğiniz için,kadın olmamı ve en önemlisi anne olmamı sağladığınız için binlerce kez teşekkür ederim.Allaha emanet olun.sevgiler.........

Nilüfer - ziyaretçi defteri-23,01,2008

 

 

Vakka 15

  Şu an 1,5senelik evliyim.bende bir vajinismusdum. Bundan 2 ay önce vajinismus nedir ismini dahi bilmiyordum. Eşimle 6 senelik bir flörtten sonra evlendik.o kadar güzeldiki herşey toz pembe gibiydi, taki gerdek gecesine kadar. Herşey çok güzel başlamıştı ama sonu gelmedi.ağlama krizleri kasılmalar panik ataklar başladı nezaman ilişkiye girmeye çalışsak bi türlü olmuyordu.çok mutlu olacağız diye başladığımız evlilik kabusa dönüşmüştü.ama benim sabırlı,anlayışlı sevgili eşim bana her zaman yardımcı olmaya çalıştı. Onun hakkını hiçbir zaman ödeyemem.birbirimizi çok seviyorduk vazgeçmiçektik.inanmıştık.Birgün elbet başaracaktık.evlenndikten 15 gün sonra jinekoloğa gittm.fitil,hap,krem vs.gibi şeyler verdi.uyguladım ve hiçbir sonuca varamadım.bunun psikolojik sorun olduğunu farkedemediler.Daha sonra tesadüfen tülay hanımın sitesini gördüm araştırdım ve sorunumun adını koydum.tülay hanımı aramadan önce içimde bi kıpırtılar olmuştu, heyecanlandım. Daha sonra aradım ve samimi güvenilir buldum.5 seans gibi bi süre verildi bana ama ben 3 seansta Allahın ve tülay hanımın sayesindae bu işinde üstesinden geldim. Şuan çok mutluyum. Gerçekten büyütecek hiçbişey yok.Ne kadar kolymış ben nekadar büyütmüşüm.Allah hepinizin yardımcısı olsun.sadece yapmak isteyin inanın başaracaksınız.teşekkürler tülay hanım.hayatımın sonuna kadar sizi unutmayacağım.

13,.01.2008
İsimsiz

 

Vakka 16-(ziyaretci defteri-03,02,2008)

  Her şey için teşekkürler vajinismus şikayetiyle geldim ve sorunum sizin sayenizde 1 ay içinde çözüldü.mükemmelsiniz daha fazla söyleyecek bi şey bulamıyorum:)

N.O.

 

Vakka 17

tülay hanım merhaba....  size iyi haberim biz artık o sorunla yaşamıyoruz bana öğrettiklerinizi yaparak ve buna inanarak bu sorunu aştık.artık problem yok yani.sadece bende hiçbir kanama olmadı.sanırım bir doktora başvurmalıyım.sizin yardımınız sayesinde herşey bitti artık kabus sona erdi...size minnettarım benim hayatımda büyük bir yeriniz var...sizi tanımak benim için onurdu.görüşmek dilegiyle(ama danışan olarak degil artık)teşekkürler herşey için....

N.    

 

Vakka 18

   Ben birkac ay önce tülay hanım sayesinde vajinismus sorunumu yendim. Artık çok daha mutluyum çünkü şu anda 2 aylık hamileyim. Bana bu mutluluğu yaşattığı için  Tülay Hanıma  sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.  Sizinde benim gibi bir sorununuz varsa Tülay Hanımın size yardım edecek en doğru  uzman olduğunu söylemek isterim.

A.(11,04,2008 ziyaretci defteri)

 

Vakka 19

Meraba
 
Benim 2 yıldır gitmrediğim doktor kalmadı. Her gittiğim yerden bir çözüm bulamadık. Vajinismus bana çarersi olmayan bir rahatsızlık gibi geliyordu. Ama Tülay Hanımla seanslara başladıktan sonra çözebileceğime inandım ve 5. seanstan sonra çözdük ve çok mutluyuz eşimle beraber. Tülay Hanıma çok teşekkür ederim.

İsimsiz

 

Vakka 20

Gözyaşları içinde geldiğim b odadan gözyaşları içinde ayrılıyorum. ama bu bu sefer gözyaşlarımın anlamı çok dah farklı.

Tülay Hanım la görüşmek için km lerce yol geldim.Umutsuzca internette dolaşırken rastladım.ve  neden bilmem( ki bazen bazı şeylerin gerçekten sebebi yoktur) içimi tarif edemeyeceğim bir güven duygusu kapladı. Bir gün içinde Antalya ya geldim.iyi ki de geldim.Hayatımda farklı bir sayfa daha önce biryerlerden tanıdığım ama asla erişmeyi başaramadığım bir sayfa açıldı. Burdan çıktığımda kendime sıkı sıkıya söylediğim şey artık hiçbir şeyden korkmuyorum oldu.

Tülay Hanım çook teşekkür ederim. Teşekkür ederim.Bana vajinismusun bir kabus olmadığını anlattığınız için,

Teşekkür ederim bir evliliğin aslında nasılnasıl şirr gibi yaşanabileceğinin resmini çizdiğiniz için.

Teşekkür ederim hayatımı değiştirmekten kormamı sağladığınız için.

Teşekkür ederim.Karabulutlarımı aralayıpgökyüzünü görmemi sağladığınız için.

Mutluyum... Dinginim, Huzurluyum,Aşığım,kendime güveniyorum.
Dünyayı parmaklarımda oynatabilirim. Bir çocuğu üyütebilir. Bir işi idare edebilirim.

Belkide tüm hayatıma değer bir deneyimdi. Bu odadaki huzuru, cesareti, dostluğu, güveni hiç unutmayacağım.

Tülay Hanım biliyormusunuz sizin gibilerden artık üretmiyorlar.Duydum ki sizden sonra kalıbı kırmışlar.)

Sonsuz Teşekkürler.

 

Vakka 21 

Şuan bu deftere tam olarak ne yazacağımı bilemiyorum.Aslında o kadar çok şey var ki yazabileceğim, nereden başlayacağımı bilemiyorum. Ben  Tülay Hanıma Vajinismus probleminden dolayı gelmiştim.Bir çok doktora gittiğim halde bunu aşamadım.Her geçen gün evliliğim kabus gibi geçiyordu. Kendimden nefret ediyordum. Eşimle karı koca gibi değil de aynı evi paylaşan iki arkadaş gibiydik. Birde aynı yatağı paylaşan iki arkadaş işte.... Gece o yatağa yatmak bile gelmiyordu içimden. Bu problemin neredeyse 9 ay sürdü. Neredeyse evlilik yıl dönümüz gelecek ama biz hala ilişkiye girememiş olacaktık.Etrafımızdaki herkes bebek sormaya başlamıştı artık, ben bunları duydukça çok daha fazla üzülüyordum... Hayatım tam bir kabus iken Tülay Hanımı buldum.Onunla ilk seansa başladığımızda içime huzur doldu, kendime inancım arttı.- Ben bu olayı burada aşabileceğim artık, buna inanıyorum.- dedim.O gün çok huzur dolu gittim evime. 3 seans sonra ben vajinismusu yendim!.. Evet başardım!.. Şu an öyle rahatım ki hayata yeniden gelmiş gibiyim. Ben 9 ay önce değil şimdi evlendim işte! Bunun için Tülay Hanıma ne kadar teşekkür etsem azdır. İyi ki onu bulmuşum, İyi ki o var.Yoksa ben ne durumda olurdum tahmin bile edemiyorum.
  Bu problemi aşmanın en büyük yolu inanmak ve başarabileceğini bilmekten geçiyor. Ben buna Tülay Hanım sayesinde ulaştım.Ama ben bunun farkında bile değildim.Bir de baktım ki kendime bu problemi aşabileceğime inanıyorum, kendime güveniyorum. Tabi ki bunların hepsi Tülay Hanım sayesinde oldu. Haa birde şunu es geçmeyecem. Ödev olarak verilen egzersizleri tam olarak yapmazsanız olay biraz daha uzayabiliyor.Bol bol egzersiz , inanmak , güvenmek, istemek ve vajinismus SON.....

    ( Tülay Hanım iyi ki varsınız, iyi ki sizi tanıdım.) Antalya da böyle bir kişinin , böyle bir psikologun olması çooook büyük bir şans bizler için. Bundan sonra herhangi bir problemim olduğunda ilk kapısını çalacağım kişi Tülay Hanım olacak !
    ( Güya yazacak bişey bulamamıştım ama iki sayfa doldu neredeyse)

*Yazım Güzel Değildir, onun içim özrü dilerim.

İsimsiz

Vakka 22

   Tülay hanım merhaba,öncelikle sizi tanıdığım için çok mutluyum.17 aylık evliyim.Sayenizde bu 17 aylık kabusumu vajinismusu yendim.Stresli günler , ağlamakla geçen geceler bitti.Acaba hiç olmayacakmı diye kendime güvenimi kaybettiğim bir anda sizi keşfettim.Önce internetten tanıdım sizi benim gibi örnek vakaların yorumlarını okuduk eşimle onlar çözdüğüne göre bizde çözeriz Tülay hanım sayesinde diye düşündük ve yanınıza geldim.Sizi tandıktan sonra size olan güvenimle beraber  başaracağıma olan inancım da arttı.Ve 5 seans sonra en büyük kabusum olan vajinismus bitti.Keşke sizi daha önce tanısaydım diye düşündüm. Eminim benim gibi sizi bu sitede tanıyan ve gelmeye karar vermeden önce yorumları okuyan vajinismus bayanlar olacaktır.Benim onlara tavsiyem hiç boşuna zaman kaybetmemeleri çünkü ben ,kendim halledebilirim bu korkuyu yenebilirim düşüncesiyle boşu boşuna 17 ay geçirdim.Vajinismus yardım almadan yenebileceğiniz bir sorun değil ne yazikki.Ve Tülay hanım bu konuda gerçekten mükemmel.Eğer ev ödevlerinizi yaparsanız bu sorunu yenmeme ihtimaliniz yok. düşünüp boşa zaman kaybetmeyin ve biran önce onu tanıyın lütfen. Size tekrar tekrar teşekkür ediyorum Tülay hanım. Antalya da sizin gibi değerli bir insanın olduğunu bilmek çok güzel.Bu arada asistanınız Türkan hanımada güleryüzü ve samimiyeti için teşekkür ederim. Siz beni büyük bir kabustan kurtardınız sizinde herşey gönlünüzce olur inşallah.

Sevgiyle kalın.

07,01,2009 ziyaretçi defterinden
S.

Vakka 23

Evleneli,18 ay oldu ve eşimin vajinismus hastalığı yüzünden 550 gün boyunca 550 ayrı dert yaşadım.Allah kimsenin başına bu dertten zeval vermesin.Bugün bir umuttur dedik ve eşimle geldik.Ben o beyaz koltukların üstünde Esra Ceyhan'ı izleyip merakla içimden keşke diyorum.bu ilk seansı.Eger bunu eşim başarabilirse herhalde sevincimden  ağlarım.umudum önce eşimde ,sonra Tülay hanımda. Böyle bir hastalıkla ilgili bilmediğim,duymadığım,denemediğim hiçbir yol kalmadı.umarım Psikanaliz;her şeyin,güvenin,inancın yolunu açar.         

A,C

Vakka 24

Bugün benim 4.seansım. İlk iki seansım güzeldi. 3. seansımda korkularım devam etti.Ama kendime güveniyorum, inanıyorm...... Bu sorunu halledeceğim. ( Ben Vajinismusum)

Bu satırları okuyan bütün beyler - eşinizi bu sorunla tek başına mücadele etmesine izin vermeyin ,  sizde yardımcı olun-.....

Egzersizlerinizi ihmal etmeyin hanımlar , sizin durumunuzu çok iyi anlıyorum. Bu mücadeleyi yanlızbaşınıza aşmaya çalışmayın , sevdiklerinizle birlikte aşın.

Hele birde çocuk diye tutturmuyorlar mı . -Daha düşünmüyoruz, henüz istemiyoruz.-   cevap verirken bile insanın içi nasıl acıyor,  bu duruma düşmeden önce hiç tatmadığım bir duygu:(

Bu sorunları çözmek herkesin kendi elinde ama ben biraz sabırsızım. Bu gün 4. seansım ve bu sorunu 6 . seansa bırakmak istemiyorum......!

Tülay abla sen benim için çok farklısın. Kimseyle hatta eşimle , annemle paylaşmadığım sorunlarımı sana açtım. Yardımların için çok teşekkürler. Söylediğim gibi , ben sizi bir uzman gibi değilde bir abla kadar yakın buldumkendime......!!!

Sorun çözülüp bi kızım olursa ismini Tülay koymayı da çok isterim.

Aslında hayatta aşılamayacak hiç bi sorun yoktur.
YETER Kİ SABRET ve GAYRET ET

İsimsiz

Vakka 25

Burada son seansım.Tülay hanım;vermiş olduğunuz sevgi saygı ve sabrın sonuna gelmiş olmak beni bir yandan hüzünlendirse de yine de bana kazandırdıklarınız için çok mutluyum.Artık sorunumla baş başayım ve eminim ki bunun üstesinden en kısa zamanda geleceğim.Her şey için çok ama çok teşekkür ediyorum.


Sevgi güzellik ister gülüm
Güzellik emek ister
Güzellik tende değil
Yürekte ateş ister

Yüreğinizdeki o güzelliği emekle sunduğunuz bu insan size bir teşekkürü borç bildi.SİZİ ÇOK SEVİYORUM.   

F.N.
05,02,2009

Vaka 26

Merhaba bu sayfayı okuyacak olan kişi belki benimle aynı sorunla gelmiştir. Ama emin olsun ki ilk günden itibaren tahatlayacaktır.. Çok Tereddütlü gelmiştim bende . Ama Tülay Hanımı görünce içimi huzur kapladı. Olacağına inandım inanıyorum. İyiki böyle bir insanla tanıştım, iyi ki var. Türkan Hanımı'da çok sevdim. Sonsuz başarılar.
   İyi ki geldim , iyi ki sizin gibi insanlar var.Bizlere yardımcı olmak için
Teşekkürler.

28.03.2009
Asya

 
 
Vajinismus da Sıkça Sorulan Sorular
 
 
 
 
 
 

 

Anasayfa Hipnoz nedirPsikolog Tülay Kök HakkındaHipnoz nedirHipnoz Nedir ? Hipnoz nedirHipnozun Kullanım AlanlarıHipnoz nedir Eğitim ve Öğrenimede Hipnoz Hipnoz nedirKilo verme ve HipnozHipnoz nedir Psikolojik Sorunlar MakalelerHipnoz nedir Ziyaretçi Defteri Hipnoz nedirVAJİNİSMUS (( İlk gece ilişkiye girme korkusu ))Hipnoz nedir YEME BOZUKLUKLARI Hipnoz nedirSOSYAL FOBİ Hipnoz nedirPANİK ATAKHipnoz nedir MUTLULUK Hipnoz nedirGÜNÜN BİLGE SÖZÜHipnoz nedir