BEN VE BULİMİA NERVOZA
Öncelikle bu yazıyı okuyan herkese selam ve sevgilerimi iletiyorum. Ben Elif, 27 yaşındayım ve sizlerle, 7 yıldır boyunca devam eden Bulimia Nervosa hastalığı ile ilgili yaşadığım tecrübelerimi, sıkıntılarımı ve bu hastalığı yenme sürecimi paylaşmak istiyorum. Ben bu rahatsızlığım başladığı dönemlerde muhtemelen bir depresyon ve bunalım içerisindeydim. Önceleri arada sırada, haftada bir gün kusmaya başladım. İlerleyen günler ve aylarda bu kusmalar önce haftada 2, 3 güne, daha sonra haftada her güne ve nihayet günde 5, 8 hatta 10 kereye çıktı. Artık ben bir bulimia hastasıydım; teşhis konmuştu. Kronik bir bulimik haline gelmiştim. Bütün günlerim ve aylarım sadece yemekle ve kusmakla geçmeye başlamıştı. İş hayatım, sosyal hayatım, yaşama sevincim, hayattan beklentim, kısacası artık hiçbirşeyim kalmamıştı yaşama dair.
Yıllar süren tedavi sürecimde, kullanmadığım ilaç kalmadı desem yalan olmaz. Artık ilaç görmekten, isimlerini duymaktan bıkmıştım. Kocaman bir ilaç sepetim olmuştu. Ama sonuç yine aynıydı hatta hergün kötüye yani sona gitmeye devam ediyordum. Elimden hiçbirşey gelmiyordu, her şeyin bilincinde olmama rağmen irademi kullanamıyordum. Kendime acır, kendimden utanır hale gelmiştim. Çok güçsüzdüm, kendimi hayvanlardan daha aciz hissediyordum. Hergün daha fazla bunalım, daha fazla kusma ve sonrasında gelen derin çökkünlük, yoksunluk hissi,
Git gide bu durumdan aile hayatım da etkilenmeye başlamıştı çünkü haklı olarak çevremde bana yakın olan insanlar ve eşimde benimle uğraşmaktan bıkmaya başlamıştı. Çünkü sonuç hep aynıydı kocaman bir "0"; bir "HİÇ".
Çoğu günler ölmeyi bile düşündüğüm oldu. Bir türlü anlamıyordum neden o hale geldiğimi, nasıl yakalandığımı bu hastalığa ve çok istememe rağmen neden kurtulamadığımı. Hergün aynı sorular, hergün "bugün asla kusmayacağım" diye başlayan günler ve aynı kötü sonuç. Bir türlü o gücü kendimde bulamıyordum, sürekli yenik düşüyordum ve bu beni daha da içinden çıkılmaz bir duruma getiriyordu. Bu bir kısırdöngüydü kesinlikle. Hergün biraz daha o karanlık, dipsiz kuyuya adım adım ilerlemeye devam ediyordum. Kendi sonumu kendim hazırlıyordum aslında. Kendi ellerimle yavaş yavaş hergün artan bir hızla.
Kendi kendime çareler aramaya devam ediyordum. Çok mutsuzdum ve bunalımın göbeğindeydim. Kurtulmalıydım kurtulmalıydım ama nasıl olacaktı. Bir yol, bir ışık, elimden tutacak bir insan.
Yine öyle umutsuz, mutsuz, kusmalarla geçmiş bir akşamın, gecenin ertesinde aynaya baktığımda gözlerime yine kan oturmuştu, boğazım feci haldeydi. Zaten tahlillerimde her defasında daha kötü çıkmaya başlamıştı. "Tiroit" sorunları bunun yanında "Hipotalamus" da problemler ve daha birçok şey. Ama en kötüsü ruhsal çöküntüydü.
Hergün, her sabah olduğu gibi bilgisayarımı açtım ve günün haberlerine, gazetelere baktım. Daha sonra hastalığım hakkında araştırmalara, yollar aramaya devam ettim.
Google'da araştırma yaparken karşıma bir sayfa çıktı. Ben o sayfanın, benim hayatımı bu kadar derinden değiştireceğini, hatta hayatımı kurtaracağını bilmiyordum. O sayfa neydi sevgili arkadaşlarım biliyormusunuz elbette biliyorsunuz http://www.antalyahipnoz.com/
Önceleri umutsuz bir şekilde, kanlı gözlerimle inceledim sayfayı ve telefon etmeye karar verdim. Birkaç gün uğraştıktan sonra ulaştım sevgili Tülay hanıma ve sorunumu açtım. Bir randevu ayarladık ve ailemle birlikte gittik. O günü hatırlıyorum, çok heyecanlıydım ama dürüstçe söylemem gerekirse yine bir umutsuzluk vardı içimde. Belkide yılların bana getirdiği, sonuçsuz kalan tedavilerin bana verdiği bir umutsuzluk, ruhen bir yorgunluktu bu his.
Odaya adımımı attım ve karşımda Tülay hanımın, sıcak, mütevazi gülüşüyle karşılaştım. Benimle konuştu ona sıkıntılarımı, yani benim içimi acıtan, ruhumda yaralar açan kısa hikayemi anlattım. Paylaştı, cesaret verdi. Daha sonraki seansta, daha da umutlu ve kararlı bir şekilde gittim yanına. Artık kararlıydım, iyileşecektim. Yaşamak istiyordum. İkinci seansımızda, hipnoz olayı gerçekleşti. Başlarda şüphelerim ve kalbimde kötü niyetle olmasada bir inançszlık vardı "hipnoz" konusunda. Tülay hanım, bana bazı telkinlerde bulundu durumum, sorunlarım hakkında. Ayrıca bana sürekli güç verdi bu belkide bir enerjiydi. Tam olarak ne olduğunu anlamadım ama harika bir şey olduğu kesin. O ikinci seanstan sonra eve dönüşümde, kendimde büyük bir değişim, ruhumda sonsuz bir rahatlık, vücudumda, beynimde inanamadığım bir enerji bir güç hissettim. Sanki kötü bir rüyadan uyanmış gibiydim. Kabus bitmişti sanki. Hislerim aynen bunlardı. O günden sonra kesinlikle, bir defa bile kusma olayım olmadı, her kusmadan geçen gün bana daha çok güç, daha fazla irade, enerji ve en güzeli umut verdi. Yaşama dair sevincim, beklentilerim geri geldi.
Şu anda, bugün bunları yazarken, dün geçen üçüncü seansımızı düşünüyorum bundan sonraki her gün ve hatta hayatım boyuncada düşüneceğim. O, Tülay Hanım, bir psikologdan, bir hipnoterapistten çok daha öte bir insan. Çünkü O her şeyden önce gerçekten bir "insan", duyguları olan ve bunları, düşüncelerini, görüşlerini çıkarsız, yalın, açık bir şekilde sevgiyle belki bir anne şefkatiyle insanlara ileten, o sıcacık yardım elini asla esirgemeyen güzel insan O.
İyiki varsınız, sizi tanımak hayatımın bir dönüm noktasıydı kesinlikle. Söyleyecek kelime bulamıyorum, yetmiyor çünkü. Sağolun, varolun, Allah sizi daima korusun ve başımızdan eksik etmesin.
Sevgilerimle, Elif Esma Ağar
Şimdi bu hastalıktan muzdarip, sıkıntı yaşayan arkadaşlarıma seslenmek istiyorum, bu kesinlikle içten, inançlı bir sesleniştir!....
Bu hastalık kanserden daha tehlikeli, kusarak bir tuvaletin köşesinde, klozetinde ölmekmi istiyorsunuz, yoksa yaşamakmı?? önce beyninizde düşünüp bunun kararını vermelisiniz, bunu, bu hastalığı önce düşünce boyutunda bitirmezseniz, kararlı olmazsanız doktorlar size hiçbirşey yapamıyor bol miktarda ilaç yazıp uyuşturmaktan başka. Ben bunun canlı kanıtıyım.. düşünün lütfen, böyle ölmeye değermi??, kimin için yaşıyorsunuz bunu düşünün, hayatınızın amacı nedir??, dünyadaki misyonunuz nedir??, tatminsizliğinizin, ruhunuzdaki bu boşluğun nedeni nedir?? Öncelikle bunları düşünüp hatta bir köşeye not edip, bir sonuca varıp karar vermelisiniz.
http://www.anorexicweb.com
http://www.eating-disorder-research.com/
Bu ve buna benzer milyonlarca sitedeki hayatlara bakın.Allah akıl vermiş bize lütfen kullanalım bunu. İnsan hastalıktan, trafik kazasından ölebilir ama böyle bir nedenle, bu hastalıktan ölmeyi kendinize yakıştırmayın. İçinizdeki gücün farkına varın.
Hayat güzel ve çok kısa, biz bulimikler psikolojik rahatsızlık yaşayan insanlarız bunun , temelinde çeşitli tatminsizlik sorunlarımız, çeşitli nedenlerden kaynaklanan psikolojik problemlerimiz var. Sorun aslında yemek yemek, tıkınmak değil biz yerken çeşitli sıkıntılarımızdan kurtulduğumuzu, kusarkende bu sıkıntıları dışarı attığımızı düşünüyoruz. ama aslında dışarı attığımız yiyecekler ve sadece midemizi boşaltıyoruz. ruhumuzu değil. kendimize zarar vermeyelim. ruhumuzu boşaltalım midemizi değil. Sevgilerimle msn ve mail adresim efsun_79@hotmail.com
Bana ulaşabilirsiniz ve sıkıntılarımızı paylaşabiliriz. |